BİLİN Kİ !..
Eyüp BEKTAŞ
Cumhuriyet.
Özgürlük, uygarlık, çağdaşlık?
?Kulun kula kulluk etmeyeceği? ve bireylerin özgür iradelerini yönetim biçimine yansıtabildiği rejimdir Cumhuriyet.
Ve Türkiye Cumhuriyeti.
Laik, çağdaş, sosyal, özgürlükçü, özgürlükten yana ve hukuk devleti.
Siz bakmayın, demokrasiyi araç olarak kullanacağını söyleyen demokrasi düşmanlarına.
Cumhuriyet sevdadır.
Cumhuriyet insana insan değeri veren demokrasiden yana olan tek siyasal rejimdir.
O halde ne demeliyiz?
YAŞASIN CUMHURİYET
Ancak şu var ki; Cumhuriyet kavramını da göreceli yaptılar.
Cumhuriyeti elle tutulup da, arzu ettiği biçime sokmak isteyenler çıktı meydana.
Cumhuriyetin temel ilkelerini sabun gibi kaydıraklara bindirerek, yobazlık ve gericiliğin paravanı yaptılar.
Devleti hiçe saydılar.
Devletin kurum ve kuruluşlarına savaş açarak meydan okudular.
Devleti iki kilo hurmayla satın alacak kadar ileriye de gittiler.
Şehitlerin kanını hiçe sayarak, bu ülkeyi pazarlamaya kalktılar.
İcazeti yaşamın birinci ilkesi sayarak, deniz aşırı ülkelerde medet aradılar.
?Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet`ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.
Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.
İstikbâlde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.
Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetln imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!
Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir.
İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.
Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.
Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hiyanet içinde bulunabilirler.
Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler.
Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!?
Sözlerini ya hiç umursamaz, yada işlerine geldiği gibi yorumlayabilirler.
Hiç önemli değil.
Senin kanın Türkiye?de soluklanıp yaşam buldu.
Sen Türkiye Cumhuriyeti?nin bir yurttaşısın.
Sen, Osmanlı?nın son döneminde olduğu gibi Padişah tarafından da satılmış olabilirsin.
Sen, ulusal ekonomisi başkalarının eline geçmiş piyon da olabilirsin.
Sen, bu devletin takunyalı takımının fişlediği de olabilirsin.
Sen, devletin kaynaklarını hortumlayanların ekmek verdikleri (!) arasında da bulunabilirsin.
Sen, yasa ve kural tanımaz etkin ve yetkin konumdakilerin bir bardak suda boğdurmak istediklerinden biri de olabilirsin.
Sen, etrafı çetelerle sarılmış pisliklerin hedeflerinin birinci sırasında da bulunabilirsin.
Sen, liboşların hedef tahtasından da inmeye bilirsin.
Sen, bütün bu kokuşmuşluk içinde varlığını sürdürmeye çalışan ama bir o kadar sevdalı biri olarak bir çok bedel de ödettirilmiş olursun.
Sen, laiklik dedikçe birilerini yerinden zıplatanların öncüsü de olabilirsin.
Sen, aklım beni gerçekleri yönlendiriyor diyenlerin sınıfında ders de okuyabilirsin.
Sen, ?bu ülkenin başı boş değil? diyen, gaflet uykusundakileri seyir edenlerin sessiz çığlıklarına tercüman olduğundan dolayı, çirkinliklerin kucağına itilme tezgahlarına da bulaşabilirsin.
Sen, Atatürkçülüğü sömürenlerin kapı dışarısına koymak istediklerinin hedefinin baş köşesine de yazılabilirsin.
Hiç önemli değil.
Sen, bu Cumhuriyet uğruna sesini çıkarmaktan asla korkma.
Bil ki, yığınlar bir işaret bekliyor.
Bil ki; bu ülkenin boğazını sıkan hortumcular, bölücüler, irtica heveslileri senin vatanperverliğine olan ödünsüz bağlılığına olan korkusundan dolayı her yeni güne yeni tuzaklar kurarak başlıyorlar.
Ama?.
Güç sen de!..
Yorumlar