Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yaptığı ziyaret olay oldu. Oysa, bu ziyaret yılda birkaç kez olmalı. Bir belediye başkanının Cumhurbaşkanını ziyareti olay olamaz ki. Olmamalı.
Ortalık yıkılıyor.
Senaryolar.
Oyunlar.
Tepkiler.
Etkiler.
Yani ağzı olan konuşuyor da, konuşuyor.
Hele hele CHP ve Yeni Partililer ayrı bir alem.
Mansur Yavaş’ı pay edemiyorlar.
Biri kolundan, diğeri bacağından yakalamış çekiştire çekiştire Yavaş’ı yavaş yavaş parçalayacaklar neredeyse.
Hele hele yandaş ve candaşların gürültü kirliliğinden öteye bir ceviz kabuğunu bile doldurmayan ekranlardaki tribün şovları evlere şenlik.
Akıl almaz basit, iğrenç, zavallı siyaset bunun adı.
Artık mide bulandırdıklarını da kabul etseler.
İzlenme rekorları da olmayan bu programlar, 7/24 siyasetin içinde olanların yakın ilgisinin ötesine bile geçemezken, bu toplumun gerçek gündemini ise kimse konuşmuyor.
Zaten iki yıla bakın zamandır Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ve yakın çevrelerinin işgal ettiği şu güzelim ülkenin tek gündemi bunlar var.
Halkın sorunları, sorunların çözümü ve tüm beklentileri üzerine kafa yormayan, dünyada neler döndüğünden bile çok uzak siyasetin takım taklavat ekibi, işte yine bir bardak su da fırtına kopararak, gündemde olmamak için çırpınan ve polemik tuzağına düşmemeye çabalayan Mansur Yavaş’ın çok konuşarak prestijine gölge düşürmeye çabalıyorlar.
Başından bu yana, “seçim zamanı gelince bu işler konuşulur. Şimdi bizi seçen halkımıza hizmet görevimizi yerine getirelim” diyen Mansur Yavaş’ın ayağına takozu işte bu CHP ve İyi Parti koyacaktır.
Görünen odur.
İşte tam da bu gerçeklere dikkat çekerek sormak gerekir:
CHP ve İyi Parti yöneticileri sürekli konuşarak ve Yavaş’ı yalan gündeme malzeme yapan politikaları ile özünde saraya hizmet etmiş olmuyorlar mı?
Kimin eli kimin cebinde?
Kemal Kılıçdaroğlu’nun “proje” olduğunu iddia edenlerin iddiası yüzde 60 yalanının yıkılması ile ortaya çıktı.
Kılıçdaroğlu’nun yanında 13 yıl her kararını onaylayan ve Cumhurbaşkanı adayı olduğunda gözyaşlarıyla destekleyip yüzde 60 çığlıkları atan çırağı ve suç ortağı Özgür Özel’in genel başkan olunca ilk nereye ziyarete gittiğini unutmadınız değil mi? MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yanında nasıl esas duruşa geçtiğini ve aracına kadar uğurlarken ki girdiği şekilleri gözünüzün önüne bir getirir misiniz? Yani Kemal Bey ile Özgür Beyin yoktur birbirlerinden farkları. İkisi de aynı!
Ne olacak bu ülkenin hali?
Halkta karşılığı olan bir Cumhurbaşkanı adayını bile CHP ve İyi Parti yıpratmak için çene yarışına girdiği süreçte, geleceğe nasıl umutla bakılabilecek?
Mümkün mü?
İçimden geçeni söyleyeyim mi:
Ekrem Bey, Kemal Bey ve Özgür Bey çevrelerindekileri de alıp gitseler, inanın Yeni Parti’ye gidenler geri döner ve bu hareketin yarattığı sinerji ile ana muhalefet tüm toplumun umudu olur. Ve bu hareketin yarattığı sinerji ile ana muhalefet rayına oturarak gerçek gündeme sarılıp, o 77’lerin “işçi, köylü, gençlik CHP’de birleştik” sloganı etrafında birleşebilir.
Hayali bile ne kadar heyecan verici de, olmaz!
Kaleler ele geçirilmiş.
Ülkemizi düşmandan kurtaran, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’in Gençliğe hitabesindeki bu bölüm kime ne söyler?
“…. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”
#karadenizereğli #chp #yeniparti #siyaset #özgürözel #kemalkılıçdaroğlu #mansuryavaş #receptayyiperdoğan #atatürk #ekremimamoğlu #cumhuriyet