DOĞRU SÖYLEMEYEN KİM?
Eyüp BEKTAŞ
Türk halkının Atatürk?ün kurduğu Cumhuriyet?in korunup kollanması açısından da ?tek dayanağımız? dediği gücün başında gelen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ?Türkiye?de irtica tehlikesi var? diyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri de, Kuvvet Komutanlarından Genel Kurmay Başkanlığına kadar yine aynı tehlikeyi açık ve net ifadelerde dile getiriyor.
Yargının tüm birimleri ?irtica? tehdidini dile getirirken şehit veriyor.
Üniversiteler de aynı görüşte olduklarını kamuoyuna deklere ediyor.
Devletin zirvesinde irtica konusundaki düşünceler birbiriyle tam örtüşüyor.
Sivil İdare Hükümet ise ?hayır böyle bir şey yok? yanıtını veriyor.
Bu işte bir gariplik var!..
Devletin temsilcilerinin ısrarla ?irtica var? diye iddia etmesine rağmen, ?laiklik yeniden tanımlanmalıdır? diyebilecek kadar her konuda ileriye gitme alışkanlığındaki Yüce Meclisin Başkanı Sayın Bülent Arınç, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı?nda meclis kürsüsüne çıkardığı 21?lik delikanlı ile yandaşlarına din temalı mesaj vermekten korkmuyor çekinmiyor.
Bir soru?
Devlet ?irtica var? derken hükümet neden ?yok? diyor.
Bu gerçekleri bilmemesi mümkün değil.
Ve asıl önemlisi, devlete kafa tutacak kadar cesaretli nasıl olabiliyor?
Yani gücü nereden alıyor?
Kraldan mı?
Bu kralın kim olduğunu bilmeyen var mı?
Ameri-kan?
Uygar insanın tek besin kaynağı demokrasidir.
Bunu tartışmayı da abesle iştigal olarak niteliyor düşünce insanları.
Bu konuda herkes hem fikir.
Ayrılık noktası, demokrasinin gizli amaçlara giden yolda araç olarak kullanılması.
Kim dedi ?demokrasi araç? diye?
?İnanç hortumcusu? olarak da suçlanan iktidarın, tüm uygulamalarının inanç kadrolaşmasının fotoğrafını bu ülkenin aydınlık sevdalısı yurttaşları; illerinde, ilçelerinde, beldelerinde yakından görüp izliyorlar.
Yazılanları okuyorum, olabildiğince de televizyonlardaki tartışmaları izliyorum.
Herkes kendi penceresinden düşüncesini kamuoyuna açıklıyor.
Ve bir çok aydının (!) Türk Silahlı Kuvvetlerine demokrasi adına saldırma alışkanlığını gördükçe de, kendi düşüncelerimi yeniden analiz etme gereği duyuyorum.
Demokrasiye evet.
Ama, demokrasinin laik Cumhuriyeti?ne yok etme amacıyla kullanılmasına da asla evet diyemiyorum.
Hükümet, bunca tehlikeden söz edenlerin acaba düşüncelerinde bir gerçek payı var mı diye herhangi bir özeleştiri içinde de değil.
Dikkate bile almıyor.
Hatta, meydan okuması sürdürerek, gerilimin artmasına da benzin döküyor.
Neden?!!
Türkiye?de demokrasiye sahip çıkma görevi önce siyasetçilerin işi ve görevi. Bunun yolu da, demokrasiyi demokratik teamüller ile güçlendirmekten geçiyor.
Genel Başkanların atadığı milletvekillerinin demokratik yollarla seçildiğini söyleyebilir miyiz? Türkiye?de, siyasete girme ve özgürce siyasi merdivenleri çıkabilme şansı var mı?
Bugünkü hükümet, Türk halkının yüzde kaçını temsil ediyor?
Seçmenin yüzde 25?ni alarak, meclisin üçte ikisini eline geçiren bir hükümetin, eski yeni tüm muhalefet partilerinin de düşünce katkısını alarak ulusal politikalarını belirlemesi gerekmez mi?
Hepsinden de önemlisi, amaç demokrasiyi güçlendirip korumak ise, siyasi partiler kanunu ve seçim kanununu tepeden tırnağa değiştirerek, demokratikleştirmesi gerekmez mi?
Demokrasinin genel başkanlarının emir kulu olarak kullanılmasına seyirci kalıp güdükleştirme anlayışının bugünde değişmediği ülkemizde; ?irtica tehditi var? diyenlerin görev ve sorumluluklarını sorgulamadan önce, önce siyasetçilerin kendilerini demokrasiye adayarak yasal düzenlemeleri yapmasını bekleyen Türk Halkı, hayal kırıklığından kurtulamadı ki.
Asil olan Türk halkı.
Vekili olan da milletvekilleri.
Ama, asilin dokunulmazlık hakkı yok, vekillerinin var.
?Biz vekiliz, kürsü dışındaki tüm dokunulmazlıklardan vazgeçiyoruz? niye diyemiyorlar?
Zırha niye gereksinim duyuyorlar?
Bu ülkenin insanlarına demokrasiyi araç olarak kullanıp da demokratik sistemi çok gören siyasi zihniyetler, eksikliklerini görmemeye devam ettikleri sürece onları kralları da koruyamaz.
Türkiye?de şimdi tam demokrasi zamanı.
Bu demokrasiyi de kurtaracak olan da genel başkanların torbadan çekip çıkararak seçtirdikleri ?ne yazık ki- emir kulu milletvekilleri?
Yorumlar