günü Ankara?da adeta yer yerinden oynayacak. Uğur Mumcu?dan sonra belki de en büyük cenaze töreni Ecevit için yapılacak. CHP, tüm örgütlerine bir genelge gönderdi ve ?cenazeye katılın? çağrısında bulundu. DSP örgütleri zaten bunun hazırlığında. İşçi sendikaları da öyle. Sivil toplum örgütlerinin organizesi de büyük. Ecevit?e ?Karaoğlan? lakabını takan yaşlı nine bile ?ben cenazeye gitmek istiyorum? açıklamasında bulundu. Türkiye ayakta. Türkiye, namuslu siyasetin en son örneğinin uğurlama töreninde olmak istiyor. Bunun adı, tek kelime ile vicdan paylaşımı. Ecevit?ten önce ve sonra diye tarihe geçecek bir sürecin içinde olayları ve gelişmeleri yakından izlemek ve bu konuda bir hayli haber ve yorumları izlemenin getirdiği birikim içinde, Ecevit?in cenazesinde olmaması gerekenler de olduğunu vurgulamak istiyorum. Bunların adı Ecevit?i sırtından vuran hainler. Ecevit?in başbakanlığı döneminde, sağlığı ile ilgili bir çok oyunlar çevrilirken geleceğini garanti altına almak isteyen ucuz siyasetçilerin gemiyi terk etmelerinin ülkeyi getirdiği noktayı görmeyen kaldı mı? Türkiye bugün irtica tehdidiyle eskisinden daha çok karşı karşıya. Devletin Cumhurbaşkanı, Silahlı Kuvvetleri, Yargısı, YÖK?ü bu tehdidin varlığını ısrarla vurgularken, 57.hükümeti yıkarak Ecevit?i sağlığının düzelmesi için verdiği mücadelede yalnız bırakanlar hangi yüzle bu cenaze töreninde bulunacaklar anlamak çok güç. Adı sanı duyulmayan ve arkalarında iki tane oyu bulunmadığı gibi oy da yitirten nicelerini bu meclise taşıyan ve hatta bakanlık koltuğuna oturtanların, bugün Ecevit?in kişiliği ile ilgili söyledikleri ne kadar ayıp kaçıyor. DSP?yi ve Ecevit?i terk ettikleri ile bugün söylediklerini yan yana getirdiğimizde, ortaya tam bir kara mizah çıkar. Bilinen ismiyle, ?timsahın gözyaşları?dır bu tür hainliklerin adı. Haber ve yorumları izlerken, yeryüzünün yüzlerce metre altındaki madencilerin sözleri kazınıyor beynime. ?O bizim babamızdı.? ?Bizim tek dostumuz Ecevit?ti.? ?Köylerde halen daha O?nun verdiği elbiseleri giyenler var.? ?Zonguldak vefasızlık yaptı.? ?Ecevit gibisi gelmez.? Bu sözler o kadar çok ki. Zonguldak ve Ecevit o kadar özdeşleşmiş ki. Mezarının bir ara Zonguldak?a gelip gelmeyeceği tartışıldı. Ne kadar heyecanlandı Zonguldaklılar. O kadar çok arzu ettiler ki, Ecevit?in mezarının Zonguldak?a getirilmesini. Gönül bağı bunun adı. Kelimeler anlatamaz yetersiz kalır. Kökünde de, emeğe saygı ve namuslu siyasete olan derin hayranlığın sevdası yatar. Ecevit ve Zonguldak. Emek ve Ecevit. Demokrasi ve Ecevit. Madencinin tek dostu Ecevit? Umuyorum ki, uzun bir süreden beri işçi sendikacılığından uzaklaştığını gözlemlediğimiz GMİS, bu kez tarihi sorumluluğunun farkına varır ve gereğini yerine getirir. GMİS bugünkü var oluşunu Ecevit?e borçludur. Ya 4 bin 386 işçi TTK?ya Ecevit tarafından alınmamış olsaydı? Ne olurdu GMİS? Ayakta kalabilir miydi? Gün borç ödeme ve sadakata bağlılığı gösterme günü. Cumartesi günü ben de Ankara?ya gideceğim. Ecevit?e olan sonsuz bağlılığım ile bu büyük devlet adamını uğurlayamaya gelenler ile birlikte kimi an alkış tutacak, kimi zaman da hep birlikte ?ugurlar olsun Karaoğlan? diyeceğim. Ama biliyorum ki, ortak sloganımız ?Türkiye laiktir laik kalacak? olacaktır. Bu tarihi yaşamayınca anlamak ve algılamak ne mümkün? Emeğin Başkenti?nden Ankara?ya bir yol gider, ?temiz siyaset, temiz toplum, temiz insan? köprüsüne?