12 Haziranda bizi ve doğal varlıkları yönetecek vekiller seçeceğiz.
Geleceğimiz bu seçime bağlı.. Açlık, Çevre Kirliliği, EROZYON, KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, ırk, DİN, sınır tanımadan tüm insanları etkiliyor.
Görüşümüz, oy vereceğimiz parti ne olursa olsun DOĞAnın, TOPRAK ve SUYUN, çevrenin korunmasına katkıda bulunup bunun bilincinde olan insanları seçmeliyiz.
Dünyada kendi kendine tarımsal açıdan yeterli 7 ülkeden biri iken şu an her şeyi ithal eder hale geldik.
Topraklarımız ve suyumuz hızla kirleniyor ve verimsizleşiyor. Ovalarımızı, en verimli topraklarımızı, fabrikalar ve beton yığınları işgal ediyor.
Ormanlarımız hızla yok oluyor, topraklarımız erozyonla deniz ve göllere taşınıyor. Her sene bir Kıbrıs Adası büyüklüğünde, 30 cm kalınlığında tarım toprağını kaybediyoruz.
TEMA olarak söylediğimiz bir gerçek var; TOPRAK, ORMAN, SU, BİTKİLER, HAYVANLAR hepsi biz olmadan da hayatta kalabilirler ve milyonlarca sene kaldılar. Ama biz İNSANLAR onlar olmadan yaşayamayız.
İletişim araçlarında bağıra bağıra bize oy verin diye propaganda yapılıyor. Kaset savaşları, internet yasakları, hatalı sınavlar, yolsuzluk iddiaları bunların hangisi toplumun bir ihtiyacını giderecek hangisi yaşamımızı rahatlatacak veya yukarıda değindiğimiz nedenlerden tehlikede olan geleceğimizi düzeltecek.. söylemek zor..
Seçilen vekiller 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununu toprağın korunması yönünde iyileştirmeli, ovalar, tarım arazileri Bakanlar Kurulu Kararı ile korunmaya alınmalı.
Topraklarımızı nasıl en verimli şekilde kullanacağımız, nerede ve ne zaman hangi ürünü yetiştireceğimiz, nereyi yapılaşmaya açacağımızı planlayacak düzenlemeleri yapmalılar.
Ormanlar, canlı-cansız varlıkların oluşturduğu toprağı, suyu, havayı koruyan ekosistemdir. Ormanların yapılaşmaya, işgaline dolayısı ile yok olmalarına yol açan, onları odun olmaktan başka işe yaramaz gibi görmekten ve böyle kullanımlarına izin veren yasal yapı ve anlayışı düzeltecek siyaset anlayışına geçilmelidir.
Ülkemiz su zengini değil, su kıtlığı yaşayan ülkedir. Kaldı ki bulunduğumuz coğrafya da böyledir. Mevcut sularımızı da doğru şekilde kullanamadığımız ortadadır.
Yıllık kişi başına 1400 m3 su tüketirken gelişmiş ülkelerde bu miktar 15 mislinden fazladır. Bu coğrafyada bir litre su bir litre benzinden pahalıdır. Gelecekte su savaşlarının çıkması olasıdır. Bugün İSRAİL-FİLİSTİN savaşı su savaşı şeklinde sürmektedir.
Bu gerçeklerden yola çıkarak seçilen vekillerin suları koruyan, yöneten yasaları çıkarmaları gerekmektedir.
Bizden OY isteyenlere;
Yukarıda yazdığımız nedenlerle çocuklarımızın geleceklerini düşünüp, sorumluluk duyguları içinde; AÇLIK, SUSUZLUK, KANSER, KISIRLIK, ALLERJİ ve bunun gibi hastalıklarla baş başa kalmamaları
REFAH, SAĞLIK, VARLIK içinde yaşayacakları bir ülke için; Ya OY vereceğiz ya (K)OY vereceğiz.