CHP?de bitmeyen kavgalara ?durmak yok? ilkesiyle devam ediliyor.

Ne kavga ama.

Bu kavga Türkiye?nin kavgası değil.

Yani, Türkiye?nin içine sürüklendiği çıkmaz yola ?dur!? deme kavgası da değil.

Bu kavga içsel.

İhtiras.

Hırs.

Öfke.

Ele geçirme kavgası.

?En büyük horoz benim? kavgasının ilkesel bir temeli olmadığını ifade ettiğimde, bana kızarak bu gerçeği değiştireceğini sananların, bitmek tükenmek bilmeyen kavgalarla yara bere içinde kaldıklarını ve bu nedenle de halk ile olan bağlantılarını sürekli kopardıklarını inkar etmeleri neyi değiştirir ki?

Balık dipten kokmazmış.

Deniz Baykal, Şükrü Elekdağ, Mustafa Özyürek, Cevdet Selvi, Kemal Anadol, Önder Sav gibi isimlerin çoktan tekaüt olup da üçüncü beşinci emekliliklerini yaşamaları gerektiğini söylemek, ele geçirdikleri koskoca CHP?nin tutsaklıktan kurtarılmasını isteyenlerin ortak görüşüdür. Bu da CHP?ye kötülük değil, her şeyden önce Türkiye?nin içinde bulunduğu çıkmazdan demokratik süreç çerçevesinde kurtarılmasını sağlamanın en başlıca ve ana temel gerçeğidir.

CHP siyasi oyuncak değildir, olmamalıdır.

CHP yaşlıların, ?huysuz ihtiyarlık? numaralarına kurban da edilmemelidir.

CHP?nin kurucusunun kim olduğu asla unutulmamalı ve ülke gerçeklerinin ağırlığının da farkında olarak özverinin her türünün yarıştığı bir platform ile yeniden diriltilmelidir.

Ama bu kadrolar ve ihtiras; CHP?yi hep bilinen ana veya yavru muhalefet çizgisinde tutmaktan öteye bir ışık vermemektedir.

Hep söylediğim gibi, biz çocuk iken CHP?de siyaset yapanlar, biz torun torbaya karışmamıza rağmen halen daha CHP?yi Laik Türkiye Cumhuriyeti?nin kurucusu olan siyasal parti misyonunu da bile bir kenara atarak, kendi ihtiraslarına kurban etmeyi sürdürmektedirler.

?Keşke böyle olmasa ve yeni genç kadroların önü açılsa? diyenlerin seslerine de kulak tıkayarak, CHP?nin iktidara giden yolunun önünü açmamaktadırlar.

 

Bölgemizde de durum farklı değildir.

Milletvekili seçilebilme şansını Genel Başkan ve Genel Merkezin tavassutu ile eline geçiren bir CHP vardır bugün siyasal yaşamımızda.

Önseçim diye bir sistemin adı bile anılmaz olmuştur.

Milletvekilleri, belediye başkanları; il genel ve belediye meclis üyeleri de atama ile belirlenmektedir.

Yani, CHP?de de padişah demokrasisi egemendir, etkindir.

Partiye gönül verip siyasette merdivenin basamaklarını adım adım çıkacağını umut edenlerin ilkeli duruşu ?enayilik? yerine konulmakta ve bu düşüncede olanlar da kurşun asker olarak değerlendirilmektedir.

CHP?nin siyasettin bir tek tabanın dip dalgası ile gelen bir tek kişi yoktur.

?Gençlerin önünü açın? diye öneri sunduklarımız bile ?hani kim var?? diye kendilerinin vazgeçilmezliğini dolaylı şekilde öne çıkarırken, 70 yaşlarındakiler de milletvekili hayali kurabilmektedir.

İhtiras bu işte.

Gençliğe dur ve CHP?yi toplumun gözünde yenilenmemeye tutsak etmektir.

Yeni isimler ve yeni yüzlere kapalıdır CHP.

Bilinen isimlerle tarihin tekerrürünü oynayanlar ile CHP?nin büyüyeceğini sananlar, sadece buz gibi bir hayal görmektedirler.

 

Bakınız son dönemde parti ne kadar çok tartışmalara açık bir alan haline geldi. Antidemokratik uygulamaları ile ünlü olanlar bile yeri geldiğinde ?demokratik teamüller? diyebilmekte ve demokrasiyi, amaca giden yolda araç olarak kullanırken, ?CHP?nin kadrolarını en çok kırk yaşındakilerden oluşturalım ve yeni kuşağın önünü açalım? dememektedirler.

İhtiras büyük ve herkes kendisini umut olarak öne çıkarırken, partide genç kadrosunun 30 lu yaş üstünden oluştuğunu ve alttan yeni ve diri kadroların gelmediğini bile görememektedirler.

CHP?li olmak ilkeli duruşun birinci yoludur.

CHP?li olmakta, ülke için canını seve seve vermekten geçer.

Ülke elden giderken halen daha oturduğu koltuktan kalkmayan ve yaşlı kadrolarla teselli aramak değildir.

CHP Kdz. Ereğli ilçe örgütünde yaşanan çok başlılık ve ele geçirme operasyonu bu partiye öyle büyük zararlar vermektedir ki, bu gerçeği gözleri açık ve yaşlılıktan feri sönmez gözler görememektedir.

CHP bu sürtüşmelerin dışında kalmış genç kadrolar ve önlerinde de insan davranışları açısından polemiklere fırsat vermeyen bir toparlayıcı ile belki bu saçma ve anlamsız kavganın dışında, ülke ve bölge meselelerine yeniden gözlerini çevirebilir.

Şahsi düşüncem ama açıklıkla ifade ediyorum ki, CHP?nin gençlik kolu diye ifade edilen orta yaş gurubunun başına Ünal Çiftçi gibi bir beyefendi partiliyi getirir ve bu kavgaya son veririm.

Diyorum ya; CHP?de o kadar çok bilmiş ve o kadar çok horoz vardır ki, bu iyi niyetli öneriye bile kulp bularak, öküzün altında meme ararlar.

?Keşke böyle olmasa? sözü CHP?de geçerli değildir.

CHP?de hep kavga ve hep bireysel sürtüşme vardır.

Bugünün kavgası dün de vardı, yarın da olacaktır.

Ta ki, CHP?nin tüm kadroları tüm üyelerin katıldığı ön seçimlerle belirlenene dek.

Durmak yok CHP?liler kavgaya devam.

Türkiye elden gitmiş, bölgede dönen oyunların perde arkası ne imiş size ne.

Siz nasıl olsa enerjinizi kavgayla harcıyorsunuz.

Hayırlı işler sizlere.

İyi yiyin birbirinizi?