Suriye’deki rejime muhalif olarak Türkiye’ye kaçanlar keyf çatıyor.

Hem de nasıl.

Güneş gözlüğü ve güneş kremi isteyecek kadar işi azıtan bu muhalif takımından bölge halkının rahatsız olduğu haberleri geliyor.

Yani sıkıntı var.

Bu sıkıntının ileriki zamanlarda şiddete dönüşeceğini bugünden görmek için kahin olmaya gerek yok.

Ortam belli.

Gündüz Çadır kentlerde yaşayan bu muhaliflerin gece de Suriye’ye geçip bu ülkenin ordusuna mermi sıktığı iddiaları sürekli gündeme düşüyor.

Yani Türkiye, komşu ülkenin rejimine muhalif olanları besleyerek Suriye’nin iç işlerine müdahale ediyor.

Ne tuhaf!

 

Çadır kentlerde  ülkemiz tarafından beslenen bu Suriyeli muhalifler bayrak falan asarak Türkiye’nin içinde ayrı bir ülke vatandaşı gibi hareket etmeyi sürdürürken, barakaları kimseyi de sokmuyorlarmış.

“İnanmam” demeyin.

Aynen öyle.

Hem de milletvekillerine “yasak giremezsiniz” dedikten sonra da “Bunları kıtır kıtır doğrayacaksınız” tehdidini savurmuşlar.

Heyt!

Kimin Suriyelisi.

Keser de doğrar da.

Çünkü hain!

Ülkesine ihanet edip kaçmış.

Bir başka ülkede besleniyor ve öz vatanında da kendi askerine kurşun sıkıyor.

Tabi ki delikanlı olur.

Tabi ki meydan okur.

Çünkü besleme.

Beslendikçe azıyor.

Azdıkça da krem istiyor.

Hem de güneşin kremini.

Tövbe estağfurullah.

 

Bir şehidimizin babasından duydum “devlet bana ve eşime şehit annesi ve babası diye 180 lira veriyor”.

Sizin gibi ben de şaşırdım.

Devlet şehit ailesine bunu layık görürken, Suriyelilere ne veriyor dersiniz?

Ve nasıl besliyor?

Ya tuhaf işler bunlar.

Çok tuhaf ve acı.

Bakar mısınız, Türkiye’de beslenen Suriyelilere milletvekillerimizi kampa sokmuyorlar.

Meydan okuyorlar.

Kıtır kıtır kesmekten söz ediyorlar.

Bir yerde yamukluk var ama