Yirmi birinci yüzyılın, bazılarının tanımlamasına göre Milenyum’un ilk çeyreğini geride bırakmamıza birkaç gün kaldı.
Arkada kalan 25 yıla bakanlar,
Sen ne milenyummuşsun be, yaşattıklarını gördük biliyoruz da bakalım başımıza daha ne dertler açacaksın diyorlar.
Başımızı döndürüyor, ne günlerinin flaş flaş son dakika haberlerine, nede aylarının, yıllarının hızına yetişebiliyoruz.
……………….
Dünya yeni bir yıla hazırlanırken,
Bizim nöbetçi yasakçılar, bitmez tükenmez alışkanlıklarıyla yeniden ortaya çıkıp, Yılbaşı kutlamaları günahtır, yasaklanmalıdır, geleneğimizde yoktur demeye başladılar.
Kabul görmüş bilimsel kitaplar,
Aralık ayında birkaç gün arayla da olsa Sümerler de dâhil benzeri medeniyetler tarafından, yeni yıl etkinliklerinin yeni yıla girme hazırlıklarının yapıldığını yazıyor.
Muazzez İlmiye Çığ
Hıristiyanlıktan yüzlerce yıl önce yılbaşının simgesi haline gelen çam ağacı şekil ve süslemelerinin geleneksel Türk motifleri olarak, halılarda kilimlerde benzeri birçok yerde kullanıldığını, örneklerinin her yerde görülebileceğini söylüyor.
Türkler, İslamiyet’in öncesinden buyana, kışın gün dönümü tarihi olarak kabul edilen 21 Aralık’ı Nardugan bayramı olarak kutluyorlar.
Yeniden doğuşun başlangıcı olarak kabul edilen Nardugan bayramı, gündüzlerin uzamaya başladığı 21 Aralıkta kutlanmaya başlıyor, bazı yerlerde 21 Mart Nevruz’una kadar devam ediyor.
Yine bazı kaynaklar Hıristiyanların, Nardugan bayramından esinlenerek, hatta onu aşırarak 24 Aralık’ta İsa’nın doğumu ile de ilişkilendirip Noel olarak kutlamaya başladıklarını yazıyor.
……………
Yeni bir yılın kapısına dayanmışken bizim basınımızda da yabancı basında da sıklıkla üçüncü dünya savaşından söz edilmeye başlandı.
Zaten yanı başımızda, yıllardır bitmeyen, yeneni yenileni pek bilinmeyen bir savaş, bilmem kaçıncı sene i devrini yaşıyor.
ABD Kralı I. Trump, sıra Venezüella’da, karadan mı havadan mı dalacağımın kararını verme aşamasındayım diyor.
Gazeteler Rusya Almanya geriliminin bir saldırıya neden olabileceğinden bahsediliyor.
Bütün bunlar olup biterken,
Ülkemizin üzerinde tarifeli uçaklardan daha fazla tarifesiz İHA’lar SİHA’lar tur atıyorlar.
Bir zamanlar
Silahlara hayır, silahlanmaya harcanan paralara hayır diyenlerin seslerinin iyice kısıldığını,
Aksine yeni uçaklarla, füzelerle, teknolojisi yüksek silahlarla ülkelerini donatmaya çalışanların seslerinin daha fazla çıkmaya başladığını görüyoruz.
Orta Doğu’da olana bitene zaten alışığız da Rusya Ukrayna meselesini de unuttuk kanıksadık.
Denizlerde bilhassa Karadeniz de İDA’ların yeni icraatlarına, marifetlerine tanıklık ediyoruz.
Kıyılarımıza yakın yerlerde koca koca petrol tankerlerini canlı yayın yaparak, göç eden bıldırcınlardan daha rahat avlıyorlar.
Hâsılı yeni yıla girerken dünyanın hal i pür- melali kısaca böyle.
…………….
Bu kara bulutlar üzerimizde gezinirken,
Yeni yıl nasıl olacak 2026 da acaba bizi neler bekliyor? gibisinden ahalimiz adına pek fazla önemi de olmayan bazı sorular akla gelirse.
Telaşeye hiç gerek yok.
Bizim ahalimizin,
İnsanlı, insansız, silahlı, silahsız, hava deniz araçlarının etrafımızda uçması kaçması düşmesi gibi şeyler gününü tedirgin edip keyfini kaçıramaz.
Bir hafta içerisinde, şimdilik bizim bildiğimiz Çankırı Kocaeli Balıkesir civarlarına ne idüğü belirsiz İHA’ların düştüğünü düşürüldüğünü duyduk gördük.
Öncesinde de yine Karadeniz de bir kasabamızın sahiline İDA vurmuştu. Ne olduğunu anlamak için orasını burasını epeyce kurcalamış, pek bir şeye benzetememiştik.
Kocaeli’nin kırsalında ceviz bahçesine giden bir köylü vatandaş, başının on onbeş metre üstünde uçan bir şey görüyor.
Basına yaptığı açıklamadan anladığımıza göre;
İstese bu kadar alçaktan uçan cihazı baltasını sallayıp yere indirebilirmiş!
Bunu yaparak tarihe,
Baltayla İHA’yı düşüren ilk insan olarak geçmek istememesinin nedeni.
Önce Ceviz tarlasındaki işinin çok daha önemli olması!
Sonra bu sefer işim acele, bir kez daha buralarda dolaşmaya kalkarlarsa o zaman vurur indiririm diye düşündüğünden olabilir.
Zaten, az ileriye gitti ağaçlara çarptı düştü diyor.
Bahçesine gidip işini bitirdikten sonra cihazın yanına vardığında hırıltılı sesinin susmuş olduğunu gördügünü söylüyor.(Cihazın öldüğüne kanaat getirmiş)
Gazeteci peki sonra ne yaptınız? diye merakla sorunca.
Ne yapacağım? eve gittim yattım diyor.
İki gün orada cansız yattığını görüp, sonra nedense muhtara, jandarmaya haber veriyor da ölü cihazdan! herkesin haberi oluyor.
…………..
Kış aylarına giriyoruz, uzmanlar kışın sağlam geçeceğini söylüyorlar.
Bu ayları geçip bahar, yaz aylarına girdiğimizde.
Bir İHA’yı ipin ucuna bağlayıp torununun eline de tutuşturup uçurtma niyetine uçurtan bir dedeyi,
Veya
Bir İDA’nın kenarlarına birer kürek uydurup deniz kenarında çocuklarını gezdiren bir babayı görürsek
Bunca olana bitene şaşırmadığımıza göre
Buna da gülüp geçeriz.
Nuri ÖZTÜRK/ Sapanca
#yılbaşı #yeniyıl #rusya #ukrayna #iha #insansızkaraaracı #dünyasavaşı